30 Temmuz 2016 Cumartesi

Bilişim 500’de TeknoSA’ya 3 ödül birden!


Türkiye’de bilişim alanında yapılan kapsamlı araştırmalardan biri olan “Bilişim 500”de TeknoSA’ya ödül yağdı. Bu yıl 17’nci kez düzenlenen Bilişim500 araştırması sonucunda hem Perakende Zinciri Ana Kategori dalında hem de Görüntü ve Ses Sistemleri kategorisinde birincilik ödülünü alan TeknoSA, Bilgi Teknolojileri kategorisinde ise ikincilik ödülüne layık görüldü.

Türkiye teknoloji perakendeciliği sektörünün lideri TeknoSA, bu yıl 17’ncisi düzenlenen Bilişim500 araştırması sonucunda 3 ödüle birden layık görüldü. BTHaber ve M2S Araştırma şirketi tarafından yapılan, "Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi" araştırmasının sonuçları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey’in de katılımıyla gerçekleştirilen törenle açıklandı.

Türkiye bilişim sektörünün gelişimi ile ilgili birçok veriyi içeren, markaların performanslarını ölçme ve pazardaki konumlarını analiz etme fırsatı yakaladıkları Bilişim 500 araştırmasının sonuçlarına göre TeknoSA, hem Perakende Zinciri Ana Kategori dalında hem de Görüntü ve Ses Sistemleri Kategorisinde birinciliği kazanarak sektördeki liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Aldığı iki ayrı birincilik ödülü ile törene damga vuran TeknoSA, Bilgi Teknolojileri kategorisinde ise ikincilik ödülüne layık görüldü.

Ödüllerle ilgili değerlendirmesini paylaşan TeknoSA Genel Müdürü Bülent Gürcan “Türkiye’nin lider teknoloji perakende şirketi olarak tüketicilerin teknoloji ürün ve hizmetlerine kesintisiz erişmesi için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu ödüller liderliğimizi pekiştirirken, önümüzdeki yıllarda da sektöre ve tüketicilerimize daha fazla değer sunma yolunda bize güçlü bir motivasyon sağlıyor” diye konuştu.


Denver Nuggets ve Indiana Pacers, Londra'da karşılaşacak!


Ulusal Basketbol Birliği (NBA) ve Anschutz Entertainment Group (AEG), NBA Global Games 2017 kapsamında Denver Nuggets ve Indiana Pacers arasındaki yedinci sezon maçının 12 Ocak 2017’de Londra yapılacağını duyurdu.

Her iki takımın da ilk kez Londra’da oynayacakları ligin yedinci maçı, The O2 Arena’da gerçekleşecek. Denver Nuggets’ın gard oyuncusu Gary Harris’in duyurusunu ilk kez Facebook’tan canlı olarak yaptığı karşılaşmanın biletleri 2016-17 NBA sezonunun başında satışa sunulacak. Bu heyecanlı maçta karşı karşıya gelecek takımın logoları ise ilk kez Londra Stockwell’de bir sokak sanatçısının çizimleriyle gerçekleştirilen özel bir gösteriyle tanıtıldı.

Nuggets’ın kadrosunda geçen sezonda maç başına 19.5 sayıyla kariyerinin en yüksek skoruna imza atarak takımı sırtlayan Danilo Gallinari (İtalya) ve 2014 FIBA Dünya Kupası altın madalyalı oyuncusu Kenneth Faried (ABD) yer alıyor. Pacers’ın lideri konumunda ise üç kez NBA All-Star’da ve 2016 ABD Basketbol takımında yer alan Paul George (ABD) ile 2015 NBA All-Star’da yer alan Jeff Teague (ABD) bulunuyor.

Saha içi etkinliklerin yanı sıra, birçok interaktif taraftar etkinlikleri NBA Global Games Londra 2017’de karşımıza çıkacak. NBA Cares’in gerçekleştirdiği projeler ve çocuklar için NBA basketbol programları, NBA deneyimini Londra’ya taşıyacak.

12 Ocak 2017’de gerçekleşecek karşılaşma ile ilgili yorumlar da şimdiden gelmeye başladı;

NBA Yetkilisi Adam Silver: “Londra’da gerçekleştirilecek olan müsabaka bizi çok heyecanlandırıyor. Bu sayede gerçek NBA deneyimini uluslararası platformlardaki taraftarlara taşıma konusundaki kararlılığımızın altını bir kez daha çiziyoruz. Nuggets ve Pacers, ligin en umut vaat eden genç takımları arasında yer alıyor. Oyuncularımızın neredeyse yüzde 25’i ABD dışında doğan oyuncular. Bu da daha önce Birleşik Krallık’ta bu kadar popüler olmayan bu müsabakalarda global bir büyüme olduğunu gösteriyor. 12 Ocak’ta The O2 Arena’da gerçekleştirilecek bu müsabakanın heyecan verici bir karşılaşma olacağından eminim”.

NBA EMEA Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Benjamin Morel: “İngiltere ve genel olarak Avrupa’daki tüm taraftarların oldukça hoşuna gidecek unutulmaz bir maçolacağına inandığım bu karşılaşma için Nuggets ve Pacers takımlarını aramızda görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. NBA, müsabakanın dışında, taraftarlar için interaktif aktiviteler ve yerel toplum için sosyal sorumluluk projelerine de ev sahipliği yaparak bölgede basketbolun gelişimine katkıda bulunmaya devam edecek.”

AEG Sports Kıdemli Başkan Yardımcısı Matthieu Van Veen: “The O2 Arena’da NBA normal sezonu yedinci müsabakasına ev sahipliği yapacağımız için oldukça heyecanlıyız. Londra’da gerçekleştirilen yıllık normal sezon müsabakaları, Avrupa’da basketbol takviminde büyük bir etkinlik haline geldi. Denver Nuggets ve Indiana Pacers takımlarını dünyanın en popüler etkinlik alanına davet ederken bu görsel NBA şölenini Avrupa’daki tarafların ayağına getiriyor olmaktan dolayı gurur duyuyoruz.”

Denver Nuggets forvet oyuncusu Danilo Gallinari: “Londra’da düzenlenecek olan 2017 NBA Global Games’de Nuggets ve NBA’i temsil etmek gerçek bir onur ve deneyim olacak. Takımımız ve organizasyon olarak yurt dışındaki taraftarlarımıza bir gösteri sunma fırsatını bulacağız.”

Indiana Pacers forvet oyuncusu Paul George: “Çok heyecanlıyım. Londra’da yaşayan taraftarlarımızla bütünleşmemizi sağladığı için NBA’e teşekkürlerimi sunuyorum. Eminim bu maç taraftarlarımızın da katılımıyla hepimiz için güzel bir deneyim olacak.”

Siz de bu şölende takımınızı desteklemek için en yeni Nuggets ve Pacers lisanslı ürünlerine www.NBAStore.eu adresinden sipariş verilebilirsiniz.


29 Temmuz 2016 Cuma

NBA 2K17 süprizlerle geliyor!


Basketbol ve oyun meraklıların ortak buluşma noktası olan 2K Sports’un merakla beklenen oyunu NBA 2K17 Eylül ayında sürprizlerle piyasaya çıkıyor.

Her yıl üzerinde ‘Bu yıl acaba ne yenilik olacak’ tartışmalarının yapıldığı oyunda bu yıl kapakta Indiana Pacers forveti Paul George bulunuyor. 2K Sports firması yapılan anlaşma gereğince ABD’nin Rio 2016 Olimpiyat kadrosunu da oyuna ekledi. Altın madalyanın en büyük favorisi olan ABD Milli takımı, böylece NBA video simülasyonu serisinin en iyi oyununda oyunseverlerle buluşacak. Coach Mike Krzyzewski de dahil olmak üzere ABD milli takımı oyunda yeralacak. Coach Krzyzewski ayrıca pick & roll, savunma pozisyonları, top hareketi, pota altına girip çıkma, sahaya hakim olma gibi temel basketbol stratejilerini öğretmeye odaklanmış yenilenen öğreti modunda da görülebilecek.

Aynı zamanda ABD tarihinin gelmiş geçmiş en iyi olimpiyat takımı olarak adlandırılan 1992 Yılının Dream Team kadrosu da bu oyunla birlikte konsollara taşınacak.

Bu durumda John Stockton, Larry Bird, Michael Jordan, Charles Barkley, Magic Johnson, Karl Malone ve Scottie Pippen gibi efsanevi oyunculardan kurulu ‘Rüya Takım’ bu yılki Kevin Durant, Dramond Green, Carmelo Anthony, Paul George ve Klay Thompson gibi isimleren kurulu Rio Olimpiyat kadrosuna karşı, aynı dönemin oyuncuları olmasa da, aynı sahada karşı karşıya gelebilecek. 2K17’de tek milli takım ABD değil. David Andersen, Cameron Bairstow, Aron Baynes, Andrew Bogut, Ryan Broekhoff, Matthew Dellavedova, Dante Exum, Chris Goulding, Joe Ingles, Kevin Lisch, Damian Martin, Patrick Mills, Brock Motum‘dan oluşan kadrosuyla Avustralya milli takımı da oyunda yeralıyor. 2K17 Legend Edition’da ise kapakta basketbolu bıraran Kobe Bryant yeralacak.

NBA 2K17 PlayStation 4, PlayStation 3, Xbox One, Xbox 360 ve PC platformlarında Eylül ayı içerisinde satışa sunulacak.


Alman ilaç devi Boehringer Ingelheim'e yeni genel müdür!


Dünyanın en büyük 20 ilaç şirketinden biri olan Boehringer Ingelheim’ın Türkiye operasyonu, Türk ilaç sektörünün yakından tanıdığı başarılı bir isme emanet edildi.

22 yıllık ilaç sektörü deneyimi süresince çok uluslu çeşitli ilaç şirketlerinde yöneticilik yapan ve Boehringer Ingelheim Türkiye’de 9 yıldır farklı görevlerde hizmet veren Evren Özlü, Temmuz 2016 tarihinden itibaren Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü olarak atandı.

Boehringer Ingelheim'daki iş deneyimi sırasında, şirketin Kanada, Brezilya ve Hindistan gibi çeşitli pazarları kapsayan Kurumsal Uluslararası Denetim Programı'nda denetçi olarak görev alan Özlü; 2002 - 2005 yılları arasında Boehringer Ingelheim Türkiye Ulusal Satış Müdürü, 2010 - 2013 yılları arasında da Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörlüğünü yürütmüştü.

Evren Özlü, şu anki görevinden önce, Nisan 2014 - Haziran 2016 döneminde, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli olmak üzere Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde 69 ülkede Boehringer Ingelheim'ın pazarlama faaliyetlerini yönetti. Bu görevi süresince, hem kurum içinde hem de kurum dışında şirketin bölgedeki ticari faaliyetlerine yön veren bir dizi stratejik projeye imza attı.

Boehringer Ingelheim Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) Sorumlu Müdürü ve Başkanı Karim El Alaoui, Evren Özlü’nün Türkiye’ye Genel Müdür olarak atanması ile ilgili şunları söyledi:
"Boehringer Ingelheim bölgede ve Türkiye pazarında sağlık alanında güçlü bir lider haline geldi. Nihai hedefimiz, ortaklarımız ve sağlık otoriteleriyle birlikte çalışarak Türkiye'deki hastaların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu bağlamda, Türkiye pazarına verdiğimiz sözü tutmaya devam ederken büyüme heyecanını yaşadığımız böyle bir dönemde Evren Özlü'nün Boehringer Ingelheim Türkiye'nin yeni Genel Müdürü olarak atanmasından mutluluk duyuyoruz. Evren, farklı görevlerde pazardaki ticari faaliyetlerimiz açısından gerçekten güçlü geri dönüşler sağlayan başarılı stratejik projeler yöneterek ne kadar yetenekli bir lider olduğunu göstermiş oldu. Evren'in liderliğinde Türkiye'deki konumumuzu güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." 
İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olan Evren Özlü 1991 yılında İstanbul Marmara Üniversitesi İngilizce Ekonomi bölümünden lisans derecesini aldıktan sonra 1993 yılında Arizona Eyalet Üniversitesi'nde Ekonomi alanında yüksek lisansını tamamladı. Özlü evli ve 2 çocuk babası.


Galatasaray'ın 2016-2017 sezonu formaları tanıtıldı!


Galatasaray ve Nike , kulübün 2016-2017 sezonu için özel renkler ve cesur tasarımlardan oluşan yeni formalarını tanıttı. Galatasaray’ın 2016-17 sezonuna ait yeni iç saha forması takımın sarı-kırmızı renklerinin göz alıcı ve cesur birleşimine sahip. 

Yeni iç saha formasında sağda sarı ve solda kırmızı olmak üzere Galatasaray’ın klasik parçalı dikey renk blokları mevcut. Kollar ve omuzlarda ise sağda kırmızı, solda ise sarı renk ortaya güzel bir tezat çıkarıyor. Bu ikonik tasarım, kitin içerisinde enerji ve hız duygusu yaratan yeni bir çizgisel baskıya sahip.

Arka tarafında sarı ve kırmızı bir şerit bulunan modern v-yakalı tişört, boyun şeridinin arkasında kulübün kuruluş yılı olan ‘1905’ yazısını iftiharla taşıyor. Galatasaray armasının hemen üstünde 20 Süper Lig şampiyonluğunu temsil eden dört yıldız göze çarpıyor.

Forma ve kırmızı şort boyunca her iki yanda uzanan sarı çizgi, oyuncu hareket halindeyken genişleyerek daha fazla hava geçirirken alttaki dikkat çekici beyaz parıltıyı da ortaya çıkarıyor.
Sarı renkli çorapların baldır kısmında bulunan kırmızı doğrusal grafik; tişört ve şortla tezat oluşturarak futbolcu vücudunun en dinamik parçası olan alt bacağı öne çıkarıp futbolcunun hızını vurguluyor.

Galatasaray, iç saha kitine uygun beyaz şort ve çoraptan oluşan yedek sete de sahip.
Yeni deplasman kiti, beyaz renk ağırlıklı sade ve klasik bir tasarıma dönüşüyor.


Deplasman formasında yakanın arka kısmında kırmızı-sarı bir şerit yer alıyor. Formanın her iki tarafında beyaz şortla eşleşen sarı bir şerit bulunuyor. Yeni kırmızı çorapların da baldır kısmında sarı çizgisel grafik mevcut.

Bu yeni kitler Nike'a özgü stil ve tutkuyu bünyesinde barındırırken aynı zamanda oyunculara performans yeniliği, kit teknolojisi ve çevresel sürdürülebilirlik konularında en son teknolojiyi sunmak için tasarlanmıştır.

2016-17 Galatasaray İç Saha kiti, 30 Temmuz 2016 tarihinde oynanacak Manchester United hazırlık karşılaşması esnasında sahada görücüye çıkacak. Formalar 30 Temmuz 2016 tarihinden itibaren nike.com ve gsstore.org sitesinden, 4 Agustos’tan itibaren de mağazalardan satın alınabilecek.

Nike Dri-FIT Teknolojisi 

Nike Dri-FIT teknolojisi, teri formanın dış kısmına doğru çeker ve burada hızlı bir şekilde buharlaştırır. Bu da sporcuların daha serin, kuru ve rahat bir şekilde en iyi performanslarını göstermelerini sağlıyor.

Kit üzerinde en çok ihtiyaç duyulan bölgelere yerleştirilen lazer kesim havalandırma delikleri ve örgüler hava akışını artırıp oyuncunun vücut sıcaklığını düzenleyerek performansı artırmak üzere tasarlanmıştır.

Formanın ön ve arka kısmı tamamen kaplayan örgü kumaştan yapılmış ve bu da hava akışını artırırken daha fazla harekete olanak tanıyor.


Sürdürülebilirlik Taahhüdü

Eşsiz performans ve daha az çevresel etki sağlayan geri dönüştürülmüş polyester kullanımıyla Nike, futbol kitleri için sürdürülebilir yeniliği ön plana çıkarıyor.

Kitin tişört ve şortları, geri dönüşümlü plastik şişelerin eritilmesiyle elde edilen iplikten hazırlanan geri dönüştürülmüş polyester kumaştan yapılmıştır.

Nike 2010 yılından beri üç milyardan fazla plastik şişeyi atık sahalarından toplayarak geri dönüştürülmüş polyester haline getirmiştir ve bu miktar 5 bin 200 futbol sahasını kaplamaya yetecek kadar fazladır.


Securitas, kişisel güvenlik için uygulama geliştirdi!


Ağırlıkla kurum ve kuruluşlara entegre güvenlik çözümleri sunan Securitas, kişisel güvenliği sağlamak üzere "Securitas Güvendeyim" uygulamasını kullanıma sundu.

Şirketten edinilen bilgiye göre, özellikle metropol il ve ilçelerdeki insanların karşılaştıkları suçlara yönelik basit ve etkili bir mobil uygulama tasarlandı. Securitas'ın, bireylerin kişisel güvenliğini sağlayabilmesi amacıyla geliştirdiği "Securitas Güvendeyim" uygulaması hizmet vermeye başladı.

Uygulamayı akıllı telefonlarına indiren kullanıcılar, kişisel güvenliklerini tehdit edebilecek herhangi bir risk ile karşılaşmadan önce ya da karşılaştıkları an, sadece telefonu hafifçe sallayarak uygulamayı aktif hale getiriyor ve Securitas Uzaktan İzleme Merkezi'ne alarm iletebiliyorlar. İkinci kez telefonu sallamaları halinde, uygulamanın ışıklı alarm sesi özelliği harekete geçiyor. Alarm ile birlikte ses ve görüntü kaydı ile kullanıcının konum bilgisi de merkeze iletiliyor.

Uzaktan İzleme Merkezi, alarm durumunda merkeze ulaşan bu bilgileri kullanarak kullanıcıya gereken yardımın mümkün olan en kısa sürede ulaşması için gerekli yerlere ve kullanıcı tarafından belirlenen kişilere bildirimde bulunuyor.

Akıllı telefonlarda kullanılan Securitas Güvendeyim uygulaması telefonla veya web sitesi üzerinden gerçekleşen abonelik ile aktifleştiriliyor. Uygulama ücretsiz indiriliyor ve yıllık abonelik sistemi üzerinden kullanılıyor. Abonelik işlemleri sırasında oluşturulan şifre ile kullanıcılar akıllı telefonlarına indirdikleri uygulamaya istedikleri zaman giriş yapabiliyorlar.

Securitas Güvendeyim uygulaması, geç saatte mesai çıkışında, şehir içi veya şehirlerarası seyahatlerde ve daha birçok risk durumunda kullanıcılarına daha güvenli bir hayat sunuyor.

Telekomünikasyondan finansa, havacılıktan madenciliğe, enerji sektöründen endüstriyel tesislere kadar 21 segmente 600'ü aşkın kuruluşa hizmet veren Securitas Türkiye, 9 bölge ofisi, 10 şube ofisi, 305 kişilik idari kadroyla 2 bin 66 hizmet noktasına güvenlik hizmeti veriyor.


28 Temmuz 2016 Perşembe

Türk Olimpiyat Takımı Rio’da, Tüm Türkiye Tek Yürek!


05 Ağustos’ta başlayacak Rio Olimpiyatları öncesi tüm Türkiye’nin kalbi, ülkemizin adını olimpiyatlara taşıyan 21 branştan, 105 sporcumuzla birlikte atıyor.

Türkiye, spor alanındaki başarılarını dünyaya taşımaya devam ediyor. 5-21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Brezilya’nın ikinci en büyük kenti olan Rio de Janeiro’da düzenlenecek olan olimpiyat oyunlarına 105 Türk sporcu katılacak.

Ülkemizin bu yıl olimpiyatlara katılımda göstermiş olduğu başarı ve özellikle olimpiyat takımımızda yer alangenç ve gelecek vadeden sporcuların çokluğu, ilerleyen yıllarda olimpiyatlardaki başarı grafiğimizin yükselmeye devam edeceğinin göstergesi oluyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın desteğiyle harekete geçirilen proje kapsamında Türkiye’nin önde gelen isimleri bir araya gelerek, her biri kendi alanında dünya çapında büyük başarılara imza atan sporcularımıza destek veriyor. Spor, sanat, televizyon ve medya camiasından çok sayıda ünlü isim olimpiyat ruhunu paylaşmak ve bu önemli süreçte olimpiyatlara katılacak sporcularımıza destek olmak için bir araya geliyor.

2000 Sydney Olimpiyatları ve 2004 Atina Olimpiyatları’nda 10 branşta ve son olarak 2012 Londra Olimpiyatları’nda 16 branşta mücadele eden Türkiye, olimpiyatlardaki başarı alanını gittikçe genişletiyor. 2016 Rio Olimpiyatları’nda toplam 28 branşta mücadele verilecek. Turkcell’in de 2016 Rio Olimpiyatları’nda destek verdiği olimpiyat sporcularımız büyük bir başarıya imza atarak 21 branşta birden mücadele etmeye hazırlanıyor.

Ülkemizin mücadele edeceği branşlar arasında yıllardır büyük başarılara imza attığımız güreş ve halter gibi branşların yanı sıra, ilk kez katılacağımız tenis, modern pentatlon, kano ve kürek gibi yeni branşlar da yer alıyor.

2016 Rio Olimpiyatları, Türkiye adına olimpiyatlara katılım anlamında pek çok gurur verici gelişmeye ev sahipliği yapıyor. 17 yaşındaki Tutya Yılmaz, Türkiye’yi Olimpiyatlarda temsil eden en genç jimnastikçi olacak.Olimpiyat takımımızda yer alan en genç sporcumuz, 17 yaşındaki Mete Gazoz ise Rio Olimpiyatları’nda okçuluk branşında mücadele etmeye hazırlanıyor.  Bu başarılarla ülkemiz olimpiyatlarda genç ve gelecek vadeden sporcularıyla öne çıkıyor. Göğsümüzü kabartan bu gelişmelerin yanı sıra, jimnastik branşında 108 yıl sonra ilk kez Türkiye adına bir erkek sporcunun katılacak olması dikkat çekiyor.

Türkiye’nin bu sene olimpiyatlara katılımda gösterdiği bu gurur verici tablo, sporun her alanında başarılarımızın artmaya devam edeceğinin ve umut dolu yarınların müjdecisi oluyor.

Olimpiyat takımımıza destek için sosyal medya etiketleri: #tekbayraktekyürek #teamTürkiye #teamTR #olimpiyatruhu #rio2016


Göz sağlığına dikkat, katarakt her yaşta karşınıza çıkabilir!


Görmek… İnsanın en muhteşem duyusu! Bu nedenle sağlıklı görüş hepimiz için çok değerli… Anadolu Sağlık Merkezi Göz Sağlığı Direktörü Prof. Dr. Sarper Karaküçük, sadece ileri yaşlarda değil, her yaşta görülebilecek katarakt sorununa hazırlıklı olmak için önemli bilgiler ve öneriler paylaşıyor.

Göz içi merceğinin göz bebeğinin hemen arkasında yer alan ve mercimeğe benzeyen şeffaf bir yapı olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Göz Sağlığı Direktörü Prof. Dr. Sarper Karaküçük “Katarakt, bu şeffaf yapının matlaşarak ışığı daha az geçirmesi, yani görmeyi zorlaştırmasıyla oluşan bir durumdur” dedi.

Katarakt bebeklerde dahi görülebiliyor

Kataraktın pek çok farklı nedeni olabileceğini aktaran Anadolu Sağlık Merkezi Göz Sağlığı Direktörü Prof. Dr. Sarper Karaküçük “En sık görülen neden, ileri yaşla birlikte lens liflerinin matlaşması. En çok ileri yaş gruplarında görülse de aslında her yaşta karşılaşılabilen bir durumdur. Örneğin, gençlerde bir metabolik hastalığa bağlı olarak görülebiliyor. Bazen bebeklerde dahi görülebilen (doğumsal katarakt) katarakt; diyabetlilerde, uzun süre kortizonlu ilaç kullanan hastalarda, göze gelen darbelerden sonra ya da göze ait uveit, glokom gibi hastalıklardan sonra da ortaya çıkabiliyor. Tüm bunların yanı sıra çevresel etkenler, ultraviole ışınları, radyasyon, hava kirliliği ve beslenme gibi pek çok nedenden de söz etmek mümkün. Kataraktlı hasta, görmesinde azalma hisseder. Bazen yakın bazen uzak görme bozulur, gözlük numaraları sık sık değişir. Katarakt ilerledikçe tüm mesafelerde görme bozularak kalitesiz hale gelir. Renklerde soluklaşma ve sararma olabilir. Hatta gece görüşünde de sorunlar başlar. Dolayısıyla kişinin sosyal hayatı artık daha zordur” açıklamasında bulundu.

Saniyede 40.000 defa titreşim yapan ultrasonik ses dalgaları ile kataraktlı lens eritilebiliyor

Kataraktın ilerlemesini durduracak ya da iyileşmesini sağlayacak bir ilaç ya da gözlük tedavisinin henüz mevcut olmadığını belirten Prof. Dr. Sarper Karaküçük “Şu an için tek tedavi seçeneği cerrahidir. Cerrahi olarak yapılan işlem, matlaşmış ve kataraktlı göz içi merceğinin ameliyatla alınarak yerine suni göz içi merceğinin konması şeklindedir. Fako diye adlandırılan bu ameliyatta, saniyede 40.000 defa titreşim yapan ultrasonik ses dalgaları ile çok küçük bir bölgeden göz içine ulaşılarak kataraktlı lens eritilebiliyor. Ardından, en son teknolojiyle üretilen, hastaya en uygun göz içi merceği (yapay lens) katlanarak içeri yerleştiriliyor. Son zamanlarda “akomodatif lens” denilen uzak ve yakını net görebilen, her türlü kırma kusurlarına en uygun lensler de kullanılmaya başlandı. Lens kapsülü içine yerleştirilecek farklı tipte lenslerle ilgili araştırmalar ise tüm dünyada hızla devam ediyor” dedi.

Erken dönemde yapılan ameliyatlar gecikmiş vakalara göre daha kolay

Cerrahi müdahale zamanlaması için belirli bilimsel kriterler olmakla birlikte, pratikte, hastanın görmesindeki azalmanın da önemli bir kriter olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karaküçük “Erken dönemlerde yapılan ameliyatların, gecikmiş vakalara göre daha kolay olduğu unutulmamalıdır. Cerrahi müdahale, hastaya ait bir özellik olmadığı sürece lokal anestezi ile yapılabiliyor ve genellikle yarım saati geçmiyor. Hasta ameliyattan sonraki gün, birinci hafta ve birinci ay kontrole çağırılırken, birinci ayın sonunda büyük oranda iyileşme sağlanıyor” dedi.

Hangi yaş aralığında ne sıklıkta görülüyor?

55-65 yaş arasındaki insanlarda yaklaşık %4-10 oranında görülen bu rahatsızlık, 65-74 yaş arasında %15-25 oranında görülürken; 75 yaş ve üstünde %40-45'e kadar çıkabiliyor. Doğumsal katarakt ise, yaklaşık olarak her 2000 bebekten birinde görülüyor.


İK'cılarla ses duvarını aşmadan engelleri aşmanın yolları


İnsan Kaynakları Yöneticileri sözsüz iletişimli bir iş kahvaltısında, engelli istihdamını konuştular. 

Üniversite mezunu engelliler vasıflarının altında işlerde istihdama zorlanıyor.

İşe alım ve danışmanlık şirketi Michael Page’in organizasyonu ile sözlü iletişimin yer almadığı sıra dışı bir iş kahvaltısında, İK’cılar, işitme engellilerle empati kurma, engellere dokunma şansı yakaladılar. Engelli bireylerin iş yaşamında karşılaşabileceği zorlukların farkındalığını yaşadılar. İletişimlerini işitme engelli eğitmenden öğrendikleri jest ve mimiklerle sağlayarak “Sessizlikte Kahvaltı” yı deneyimlediler.

Michael Page Danışmanlarından Fatih Cömert, Melisa Baykal, Gözde Aksoytürk, Denizhan Önder ve Hale Yıldız ev sahipliğindeki toplantıya, Garanti Bankası, Groupama, Metlife, Şekerbank, Borusan Holding ve Klepierre firmalarının insan kaynakları yöneticileri ile “Sessizlikte Diyalog” kurucu ortağı Hakan Elbir katıldı. Katılımcı IK’cılar bu deneyimle engelliler konusunda biraz daha aydınlanma yaşadıklarını ifade ettiler. Yaşadıkları bu deneyimin ardından sektörle ilgili paylaşımlarda da bulunan İK’cıların engelli istihdamı konusundaki görüşleri;” yıllar içinde şirketlerde engelli çalışan istihdamı konusunda olumlu yönde bakış açısı değişiyor. Bununla birlikte üniversite mezunu engelliler, çoğunlukla eğitimlerinin çok daha altındaki işlerde istihdam edilmek isteniyor. Ancak bu çemberi kıran şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor.” şeklindeki ifadelerle ortak paydada buluştu. Ayrıca şirketlerinin engelli istihdamı politikaları üzerine yürüttükleri çalışmaları ve projeleri paylaşırken, öncelikle çalışan ve işveren arasındaki engellerin yıkılması gerektiğine dikkat çektiler.

Karşılıklı duvarların yıkılması ile konuya zorunlu engelli kotasını doldurmak için değil birey olarak şirkete değer katacak elemanların önemini vurguladılar. İK yöneticileri, önyargı duvarının yıkılması konusunda hemfikir olduklarını dile getirirken sorunun kaynağının aslında engellere bakış açısında kaynaklandığı ifade edildi. Türkiye’de engellilere yönelik yaygın eğitim sistemi yeterli olmamakla birlikte, işe alımlarda engelli kişiden yabancı dil, muhasebe gibi yetkinlikler de beklenebiliyor. Bu durumda işveren firmalara da sorumluluklar düşüyor. Uygun çalışma ortamının sağlanmasıyla iş ve çalışan arasındaki engeller ortadan kalkarak verimli sonuçlar elde edilebiliyor.

Michael Page yöneticileri sosyal sorumluluk bilinci odaklı bu tür etkinlikleri, şirketlerin insan kaynakları yöneticilerinin katılımıyla belirli periyotlarla düzenlemeye özen gösterdiklerini vurguladılar. Üç yıldır engellilere yönelik sosyal sorumluluk projeleri sürdürmekte olan şirket, engelli istihdamı ile ilgili pilot çalışmalar geliştiriyor. Uluslararası Karanlıkta Diyalog ve Sessizlikte Diyalog deneyimsel sergilerinin Türkiye kurucu ortağı Hakan Elbir, Michael Page’in sosyal girişim projelerinin sürdürülebilirliği ve engelli çalışanların desteklenmesi konusunda rol modeli olduğunu ifade etti.


27 Temmuz 2016 Çarşamba

Telekomünikasyon sektörü ortak altyapı şirketi kuracak


Turkcell Superonline, Vodafone, Türksat ve Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) üyesi şirketler, Türkiye'deki fiber altyapı sorununa çözüm bulmak amacıyla ortak altyapı şirketi kurmayı planlıyor.

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, ortak altyapı şirketinin duyurulması amacıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, telekomünikasyon sektörünün ayağındaki en önemli pranganın altyapı sorunu olduğuna dikkati çekerek, altyapı konusunda yetersizlik, dengesizlik ve rekabetsizlik bulunduğunu, bu sorunların da gelişimi engellediğini söyledi.

Altyapı ve fiber konusunun çözülmesinin 4,5G'nin hayata geçmesi ile daha da önemli hale geldiğini vurgulayan Arıak, şunları kaydetti:

"Biz uzun zamandır altyapı ve fiberin her yana götürülmesi ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. 4,5G'den sonra Kaan Bey (Turkcell Genel Müdürü) ve Gökhan Bey'in (Vodafone CEO'su) ortak altyapıya ilişkin görüşleri yansıdı. Bunun üzerinde kendiliğinden bir görüşme trafiği oluştu. Ben dahil oldum, epey mesafe katettik. Daha sonra Türk Telekom'u da davet ettik. Fakat bulunduğumuz aşamada Türk Telekom'un bu çalışmaya katılmasının henüz mümkün olmadığı ortaya çıktı. Daha sonra elinde çok değerli bir fiber altyapı bulunan Türksat aramıza katıldı. Biz burada aşağı yukarı telekomünikasyon işletmecilik sektörünün yüzde 55-60'ını aynı ortak görüş üzerinde bir araya getirdik. Ortak çalışmanın iki somut sonucu olacak. Biri, herkeste ayrı ayrı var olan ama kullanılamayan atıl kapasiteler beraberce kullanılabilecek. İkincisi de yeni yatırımların paylaşılarak, yüklerin azaltılarak birlikte yapılması mümkün olacak."

Bu ortaklık manzarasının Türkiye'nin ihtiyacı olan yatırım konusunda güveni ifade etmesi adına önemli olduğunu vurgulayan Arıak, ortaklık yapısında bağlayıcı birtakım kurallar belirlendiğini, yasal ve fiili tekel istemediklerini, rekabeti sağlayacaklarını, rekabeti engelleyici rol üstlenmeyeceklerini, tüm sektör paydaşlarına eşit davranıp ayrımcılık yapmayacaklarını, bunu sağlamak için şirkette yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu ve başkanın bağımsız üyelerden oluşacağını bildirdi.

Elinde altyapı bulunan şirketlerin makul şartlarla diğerlerine kiralama yapması gerektiğini belirten Arıak, Türkiye'de kağıt üzerinde çözülse de bahsedilen konunun fiiliyatta çalışmadığını, elinde bu altyapı olan kuruluşların rakiplerine kullandırmama eğiliminde olduğunu söyledi.

"Eğer ortak altyapı şirketi olmazsa parayı şirketler harcamak zorunda"

 Yusuf Ata Arıak, ortak altyapı kurulmasının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başardığımız zaman örnek olacak bir çalışmadan bahsediyoruz. Dünyada başarılı olmuş örnekleri gibi, başarılı olmamış örnekleri de var. Bunun için uluslararası danışmanlık firmalarından danışmanlık hizmeti almamız gerekiyor, o çalışmalarımız sürüyor. Teknik çalışmalarımız yürüyor. Türkiye'nin bu andan itibaren ihtiyacı olacak fiber altyapı konusunda, tam rakam söylemek mümkün olmasa da, 30 milyar lira civarında bir yatırım gerekeceği tahmin ediliyor. Eğer ortak altyapı şirketi olmazsa bu parayı şirketler harcamak zorunda, vatandaştan da bunu almak zorunda. Ortak altyapı şirketi olursa maliyet paylaşılacağı için ekonomiye büyük katkısı olacak, yatırımlar hız kazanacak."

Arıak şirketlerin ortak hedefte birleşerek maliyetleri düşüreceğini, maliyet düşüşünün de vatandaşa ve Türkiye ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Arıak, "Şu an elinde en geniş anlamda fiberi olan kuruluşun buraya katılmasını samimiyetle istedik ve kendileriyle konuştuk. Şartlarımızın kabul edilmesi durumunda Türk Telekom ve başka şirketlerin buraya katılması mümkün." dedi

Ortak altyapı şirketinin tüketiciye faydalarına ilişkin soru üzerine de Arıak, şunları kaydetti:

"Çok kuvvetli bir ağırlık merkezi oluşturuyoruz. Bu önce rekabet demek, sonra da bu rekabetin sonucunda tüketiciye çok büyük fırsat demektir. Gereksiz yatırımları kullanılabilir hale getirebilirsek, bundan sonra yapılacak yatırımları paylaşarak yapabilirsek, o bahsedilen 30 milyarlık yatırımın 20 milyar lirasının vatandaşın sırtına binmemesi demek. Tüketici doğrudan bu işten faydalanacak. Tüketicinin üstüne gereksiz bir yük gelmeyecek."

"Şirketi kapalı tutmak istemiyoruz, her türlü yatırımcıya açık olmalı"

 Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu da paylaştıkça artan tek kaynağın bilgi olduğunu belirterek, "Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasını istiyorsak Türkiye'nin bilgiye en hızlı, en ucuz şekilde ulaşmasını sağlamamız lazım. Bu ortak altyapı şirketinin Türkiye'nin bilgiye erişimini hızlandıracak, bilgiyi işlemesini kolaylaştıracak, bilgiyi saklamasını güvence altına almasını sağlayacak bir altyapı sağlayacağını düşünüyoruz. Ve tüm hizmet sağlayıcılara hizmet zenginliği alanından gerçekten verimliliğe odaklı bir rekabet ortamı yaratacak. Biz bu şirketi kapalı da tutmak istemiyoruz, her türlü yatırımcıya açık olmalı." diye konuştu.

Vodafone Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Öğüt ise Türkiye'nin içinden geçtiği zor günlerde hep birlikte olmanın büyük önem taşıdığını kaydederek, "Sektörümüz için çok tarihi bir gün ama onun ötesinde Türkiye içinde çok önemli bir gün... Ortak altyapı şirketi kurma irademiz, çok önemli bir ilk adım, bu adımın mimarlarından biri olmak da Vodafone Türkiye'yi son derece mutlu ediyor ve gurur veriyor." dedi.

Dijital dönüşüme olan inançlarına değinerek dijital dönüşümü temel alan bir "gigabit toplumunun" Türkiye'yi ve dünyayı en güzel geleceğe götüreceğini belirten Öğüt, şunları kaydetti:

"Bu gigabit toplumunun da altyapısı kişilerin, nesnelerin, bireylerin, kurumların 1 GB ve üstü hızlarla, gecikmesiz, gerçek zamanlı internet erişimi ile sağlanacak. Bunun yapılabilmesi için de bir an önce fiber altyapının kurulması gerekiyor. Bu yüzden bizler bir araya gelerek Türkiye'de hızlı bir şekilde fiber altyapının kurulması için duyduğumuz isteği, iradeyi paylaşıyoruz.

Bu ortak altyapıya önem veriyoruz. Bu iradenin de bundan sonraki dönemde, hızlı şekilde dünya çapında bağımsız uzmanlar tarafından fizibilitesinin çalışılması, bir yandan da ortak altyapı şirketinin hayata geçebilmesi için önündeki engellerin kaldırılmasının gerçekleşmesi için her türlü desteği vermeye hazırız."

Öğüt, Türkiye'nin potansiyeline inandıklarını ifade ederek, "Türkiye'deki yatırımlarımıza devam etme kararlılığındayız ki bunun en önemli göstergelerinden birini bugün burada gerçekleştiriyoruz." dedi.

"Biz de hedeflerden bir tanesiydik"

Türksat Genel Müdürü Cenk Şen, Türkiye'nin olağanüstü günlerden geçtiğini belirterek, "Yaşadığımız elim olayda biz de hedeflerden bir tanesiydik. Yaşanan darbe girişiminin ilk anlarından itibaren Türksat olarak, demokrasiye sahip çıkarak, her koşulda milletimizin ve devletimizin hizmetinde olmaya devam ediyoruz." dedi.

Şen, Türksat'ın aynı zamanda Türkiye'deki kablo altyapısının sahibi ve işletmecisi olduğunu hatırlatarak, "Söz konusu altyapı üzerinde sayısal TV ve geniş bant hizmeti sunuyoruz. Bugün 23 şehir merkezinde 1 milyondan fazla aboneye 4,5 milyon metrelik fiber üzerinden hizmet veriyoruz ki bu önemli bir altyapı. Bu altyapıyı daha etkin kullanmak amacıyla oluşturulan bu ortak altyapı şirketinin paydaşı olarak destek vermeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

Verilen bilgiye göre, ortak altyapı şirketi ile ilgili çalışmalar başta Rekabet Kanunu ve Elektronik Haberleşme Kanunu olmak üzere ilgili mevzuatta öngörülen tüm düzenlemelere, izinlere ve yetkilendirme şartlarına uygun bir şekilde yürütülecek.


League Of Legends Türkiye büyük finali biletleri satışa çıktı!


3 Ağustos’ta Ülker Sports Arena’da gerçekleştirilecek olan ve büyük bir heyecana sahne olması beklenen League of Legends Şampiyonluk Ligi Türkiye Büyük Finali biletleri satışa çıktı. Bilet satışlarının bu yıl iki farklı fazda gerçekleştirilmesi planlanırken, ikinci tur satışlar Ağustos ayının başında başlayacağı açıklandı.

League of Legends heyecanında adım adım sona yaklaşılırken, Büyük Final’le ilgili detaylar da netlik kazanmaya devam ediyor. 13 Ağustos tarihinde gerçekleşecek League of Legends Şampiyonluk Ligi Türkiye Büyük Finali için sabırsızlıkla beklenen biletlerin satışı başladı. Ülker Sports Arena’da gerçekleşecek organizasyonun biletleri, bu yıl iki ayrı fazda satılacak. İlk tur biletlerinin satışının tamamlanmasının ardından ikinci tur satışları Ağustos ayı başında gerçekleştirilecek.

Geçtiğimiz yıl satışa sunulan yaklaşık 10 bin adet Türkiye Büyük Finali bileti, organizasyonun gördüğü büyük ilgi sonucu, 24 saat içinde tükenmişti. Bu yıl da kısa süre içinde tükenmesi beklenen biletlerin, kitleye daha dengeli bir biçimde dağılımı amacıyla, satışların iki turda gerçekleştirileceği ve bilet sayısının 12 bine yakın olacağı bildirildi.

Lig aşaması, çeyrek final ve yarı final aşamalarının ardından finale yükselen en iyi iki takımın mücadele edeceği dev etkinliğe binlerce taraftarın ve eSpor tutkununun akın etmesi bekleniyor. Beş maç üzerinden gerçekleşecek final karşılaşmasından zaferle ayrılan ekip, ülkemizi IWCQ’da temsil etmek üzere Brezilya’ya giderek Dünya Şampiyonası’na katılmak için mücadele edecek.


26 Temmuz 2016 Salı

Zorlu Center’da ücretsiz açık hava sinema keyfi!


Zorlu’nun açık hava  sineması programı yine dopdolu.. Komedi, animasyon, aksiyon dalında birbirinden keyifli filmler, Tadım’ın katkılarıyla Ağustos ayında her Salı ve Perşembe saat 21:00’de Zorlu Center Meydan Katı Park alanında sinemaseverlerle buluşacak.

Cem Yılmaz’ın başrolünde olduğu komedi filmi “İftarlık Gazoz”, bir kutup ayısı olan  Norm’un yaşam alanına lüks bir otel yapmaya kalkan çılgın bir iş adamıyla olan maceralarını anlatan“Karlar Kralı Norm”, süper kahraman hikayelerini sevenler için “Kaptan Amerika Kahramanların Savaşı”, çocukların çok sevdiği “İyi Bir Dinazor”, tüm dünyada milyonlarca hayranı bulunan “Star Wars Güç Uyanıyor” ve minikler kadar büyüklerin de hayranı olduğu “Alice Harikalar Diyarı”, Tadım’ın katkıları ile Zorlu Center’ın açık hava sinemasında sinemaseverler ile buluşacak, misafirlere filmleri izlerken Tadım’ın ikramları eşlik edecek.

FİLM PROGRAMI

02 Ağustos 21.00 - İftarlık Gazoz
04 Ağustos 21.00 - Karlar Kralı Norm
09 Ağustos 21.00 - Kaptan Amerika Kahramanların Savaşı
11 Ağustos 21.00 - İyi Bir Dinozor
16 Ağustos 21.00 - Star Wars Güç Uyanıyor
18 Ağustos 21.00 - Alice Harikalar Diyarı

Tüm film gösterimleri ücretsiz ve halka açıktır.


Priz arama derdine son! Telefonunuzu yaz sıcakları ile şarj edin


İtalya’nın önde gelen mobil aksesuar markası SBS tarafından geliştirilen Solar Powerbank, telefon ve tabletleri güneş enerjisi ile şarj etmeyi sağlıyor. Ürün, su sıçramalarına dayanıklı yapısı sayesinde doğa sporları ile uğraşanlar için de ideal bir powerbank olarak dikkat çekiyor.

Tatil mevsiminin gelmesi ile birlikte dışarıda geçirilen süre artarken, akıllı telefonların ve tabletlerin hızla tükenen şarjları, gidilen her yerde elektrik prizine bağlı bir yaşam sürmeye neden oluyor. Buna ek olarak, birçok kullanıcı şarj ömrünü biraz da olsa uzatmak için mobil cihazlarının birçok özelliğini kapatmak zorunda kalıyor. İtalya’nın önde gelen mobil aksesuar markası SBS tarafından geliştirilen Solar Powerbank, güneş enerjisi ile şarj olan yapısı ile priz arama derdine son verirken, yazın kavurucu sıcaklarını da avantaja çeviriyor.

5000 mAh’lik güçlü yapısı ile telefonların yanı sıra tabletleri de şarj edebilen SBS Solar Powerbank, üzerinde yer alan mikro paneller sayesinde güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürüyor. Elektrik ile çalışan powerbank ürünleri gibi enerjiyi depolayabilen ürün, bu sayede sadece güneş altında değil, kapalı ortamlarda da kullanılabiliyor. Su sıçramalarına dayanıklı olması sayesinde doğa sporları ile uğraşanlar için de ideal olan ürünün üzerinde 2 adet USB yuvası yer alıyor.

SBS distribütörü Aksoy Bilişim güvencesiyle Türkiye pazarına sunulan Solar Powebank, 164,99 TL’lik* fiyat etiketine sahip. Ürün, turkcell.com.tr’nin yanı sıra ülke genelindeki seçkin aksesuar mağazalarından temin edilebiliyor.


25 Temmuz 2016 Pazartesi

3 boyutlu yüz gençleştirme ile zamana meydan okuyun!


Gelişen teknoloji bir çok alanı etkilediği gibi sağlık ve estetik alanında da yepyeni çözümleri beraberinde getiriyor. Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Op.Dr.Cihangir Toraman  lazer desteği ve kendi dokularınızı kullanarak geliştirdiği “3 boyutlu yüz gençleştirme yöntemi” ile kendinizi 10-15 yıl öncesinde bulabilmenizin mümkün olduğunu söylüyor.

Gün içerisinde yaşadığımız zorluklar, karşılaştığımız olaylar ve maruz kaldığımız dış etkiler nedeniyle vücudumuz yıpranmakta. Ruhsal ve fiziksel bu zorlukların büyük bir bölümünü  iyi beslenerek, dinlenerek, uyuyarak, spor yaparak aşabiliyoruz ancak, zaman içinde bedenimizde kalıcı etkiler bırakmalarının önüne geçemiyoruz. Bedenimizde meydana gelen bu  değişikliklerden en çok yüzümüz etkilenmekte.

Vücudumuzun en dış tabakası olan cildimiz,  dış etkilerden en çok zarar gören parçamızdır. Bu yıpranma, yaşadığımız rahatsızlıklar, sahip olduğumuz hastalıklar ve çevremizdeki dış etkenler nedeniyle olmaktadır. Güneş, dış etkenler arasında etkisi en yüksek ve en belirleyici olandır. Bunu daha iyi anlamak için güneşe hasret kuzey ülkelerde, kapalı mekanlarda çalışan kadınlar ile, güneşi bol güney ülkelerde, açık alanlarda çalışan kadınların ciltlerini karşılaştırmak yeterlidir.

Tüm bu etkilerle; cildimiz canlılığını ışıltısını kaybetmekte, sıkılığı azalıp, gevşekliği yer çekimine ayak uydurarak, yer yer lekelenmelere maruz kalmaktadır. Ortaya çıkan bu değişiklikler nedeniyle yüz yaşlanmakta ve böylece hissedilmeyen bir yaşta görünmek kaçınılmaz olmaktadır. Op. Dr. Cihangir Toraman, geliştirdiği 3 boyutlu gençleştirme yöntemi sayesinde cildimizdeki yıpranmayı yüzün en derinindeki kas tabakasından başlayıp, yüzeydeki cilde kadar uzanan ameliyatsız ileri düzey uygulamalarla, cerrahi girişimlerle elde edilmeye çalışılan sonuçları yakalamış durumda. Op.Dr. Cihangir Toraman yöntemi şöyle anlatıyor;  3 Boyutlu Ameliyatsız Yüz Germe tekniğinde  hastamın yüzünü detaylı olarak değerlendirdikten sonra hastaya şu soruyu sorarım: ‘’Yüzünüzde sizi en çok rahatsız eden problem nedir ?’’  Hastanın verdiği cevabı ilk sıraya yazarak yapılacaklar listesi hazırlarım ve işe koyulurum.

  • İlk olarak yüze en derinden başlayarak Fokal Ultrason (Ulthera) uygularım. Bu aşamada cildin 4,5mm. ve 3mm. derinindeki gevşeklik alanlarında çalışırım. Fokal Ultrasonun tek seanslık uygulama olması ve sonrasında hastanın yüzünde herhangi bir renk değişikliği, şişlik, güneşten etkilenme olmaması nedeniyle benim için sorunun çözümünde ve günümüzdeki en etkili uygulamadır. . İşlem süresi genelde 30-45 dakika arasında değişir. Yüz bölgesinin tamamına uygulanması yaklaşık 1 saat sürer. İşlemin ardından ciltteki toparlanma hemen fark edilebilir.

  • İkinci olarak yüze fraksiyonel adyo frekans (saten yüz germe) uygularım. Bu uygulama derin alan ile onun bağlı olduğu cildin arasındaki bağların eskiden olduğu gibi sıkı ve gergin olmasını sağlar. İşlem yapılacak alanın genişliğine göre uygulama 30-45 dakika arası sürebilir. Hasta bu süreyi müzik dinleyerek veya kitap okuyarak geçirebilir. Uygulamanın hemen sonrasında ciltteki sıkılaşma hissedilir ve ilerleyen zamanda istenen seviyeye gelir.

  • Üçüncü olarak  daha yoğun çalışma gerektiren cilde sıra gelir. Bu aşamada 3-4 seanslık uygulamalarla cildin beslenmesini ve su tutma kabiliyetini artırmak ve kollajen üretimini desteklemek için cilt içine vitamin, mineral, protein, aminoasit ve faktörler içeren enjeksiyonlar yaparım.(BiostimulationR) PRP (Platelet Rich Plasma-kökten zenginleştirilmiş hücre) uygulaması bu işlemin ayrılmaz bir parçasıdır. Hemen ardından cilde ait kırışıklık, gevşeklik, leke, kılcal damar, akne izi gibi sorunları gidermek için Fraksiyonel ablatif/non-ablatif Lazer  uygulamalarıyla işlemleri sonlandırırım. Tek seanstan sonra bile ciltte fark edilir bir iyileşme gerçekleşir. Arzu edilen görünüme ulaşılması için gereken seans sayısı 2-6 arasında değişir. Her bir seans yaklaşık 1 saat sürer. Seanslar 4-6 hafta arayla gerçekleştirilir. Elde edilen olumlu sonuçlar yaklaşık 2 yıl boyunca korunur. 6-12 ayda bir tek seans uygulamasıyla desteklenirse bu süre uzayacaktır.
Tüm bu işlemlerde dikkat edilmesi gereken en önemli konu güneşten korunmak.


Emirates'e ‘Dünyanın En İyi Havayolu’ ödülü!


Emirates Havayolu, havacılık sektörünün en prestijli ödüllerinden  Skytrax 2016 Dünya Havayolu Ödülleri’nde dördüncü kez Dünyanın En İyisi Ödülü’ne layık görüldü. Dünyanın önde gelen uluslararası havayolu şirketlerinden biri olarak konumunu daha da sağlamlaştıran Emirates, Skytrax’in 2016 Dünya Havayolu Ödülleri’nde “Dünyanın En İyi Havayolu Şirketi” seçildi.

104’ten fazla ülke, 280 havayolu ve 19,2 milyon anket sonucu ile sektördeki en kapsamlıödüllerden biri olan SkytraxÖdülleri, ilk defa 2001 yılında dağıtılmaya başlandı. 2001 yılında ilk defa kazandığı Skytrax Dünyanın En iyi Havayolu ödülüne daha sonra 2002 ve 2013 yıllarında da layık görülen Emirates Havayolu, Bu yıl elde ettiği başarı ile dördüncü kez bu ödülün sahibi oldu.

Emirates Havayolu Başkanı Sir Tim Clark, konu ile ilgili olarak; “Saygın Skytrax ödülüne layık görülmüş olduğumuz için gururluyuz. Emirates olarak her zaman yolcularımızı işimizin merkezine koyuyoruz ve tüm dünyada, her gün, her noktada yolcularımıza mümkün olan en iyi deneyimi sunmak için çok çalışıyoruz. Hem karada hem de havada, ürünlerimize ve hizmetlerimize daima yatırım yapıyoruz. Yolcularımızı dikkatle dinliyoruz ve beklentilerini karşılamak ve aşmak için bıkıp usanmadan uğraş veriyoruz. Bu ödüllerin, yolcularımızdan gelen geri bildirimlere dayanması ve Emirates deneyimi yaratmak için verdiğimiz tüm gayretin fark edildiğini görmek bizim için çok sevindirici” dedi.

Ödüller hakkında yorum yapan Skytrax CEO’su Edward Plaisted; “Emirates’in kazandığı bu dördüncü Dünyanın En İyi Havayolu unvanı çok büyük bir başarı ve havayolunun popülerliğinin gerçek bir göstergesi. Çok geniş ve farklı bir yolcu yelpazesinin isteklerini karşılamak kolay bir iş değil ama Emirates, sunduğu ürünleri ve hizmetleri için yolcularından mükemmel geri bildirimler almaya devam ediyor. Emirates’in sağladığı uçak içi eğlence sistemi ( IFE-Inflight Entertainment) , yolcu memnuniyetinin daimi merkezinde yer alıyor ve şu da önemli ki yolcular sadece programlamadan değil üstün donanım standartlarından; özellikle A380 filosundançok fazla etkileniyor.” dedi.

Emirates, Dubai’den uygun bağlantılar ile yolcularına sunduğu 6 kıtada, 81 ülkede ve 154 destinasyon seçeneği ile dünyanın en büyük uluslararası havayolu… Ayrıcadünyanın en genç ve modern geniş gövdeli uçak filolarından birine sahip.Hem operasyon açısından verimli hemdeyolcular için de daha konforluuçakları ileEmirates en yeni ürünleri hizmete sunabiliyor.

Emirates, geçtiğimiz 12 ayda bir çok yeni ürün ve hizmete imza attı. Bu hizmet ve ürünler arasında yeni 777-300ER Business Class koltuğu, Cape Town’daki yeni hizmetleri sayesinde global Emirates Lounge ağ sayısının 39’a çıkarılması, hem uçakta hem de lounge’da yeni çocuk oyuncakları ve aktivite kitleri ve First ve Business Class yolcuları için yeni hediye çantaları, sadece 2015’te tüm kabin sınıflarındaki şarap programları için 140 milyon dolardan fazla yatırım da yer alıyor.

A380uçağı da dâhil olmak üzere Emirates’in birçok uçağında, tüm kabin sınıflarındaki yolcularbenzersiz Wi-Fi bağlantısından faydalanabiliyor. Ortalama olarak yolcuların dörtte birinden fazlası uçuş sırasında internetten faydalanıyor. Bu da 12 saatin üzerindeki uçuşlarda ortalamayı yarıya yükseltiyor.

Emirates, 90 kanalı çocuklara özel  2.689 kanallı endüstri lideri ice eğlence sistemi sayesinde 12 yıldır Dünyanın En İyi Uçak İçi Eğlence ödülüne layık görülüyor. En son gişe rekorları kıran filmlerden, ödüllü TV dizilerine, canlı TV, müzik ve bilgisayar oyunlarına kadar ice, daima daha iyi seçenekler sunmaya devam ediyor. Bir yıl önce Skytrax ödülünü kazanmasından bu yana ice eğlence sistemine:

  • %35 daha fazla TV kanalı
  • %20 daha fazla TV Box seti
  • %35 daha fazla müzik kanalı dahil oldu.
  • Görme ve duyma rahatsızlığı yaşayan yolcular için İşitsel Betimleme ve özel altyazı teknikleri ilegeliştirilmiş içerik seçenekleri oluşturuldu.
  • 37 farklı dilde içerik sağlandı.

Havayolu aynı zamanda, Rio Olimpiyatları da dahil olmak üzere ünlü spor müsabakalarını yayınlayan Live TV Sport kanalıyla filosundaki Live TV’yi ağını genişletti.


Videoları indeksleyen buluş


Xerox’un geliştirdiği video analiz teknolojisi, videoları izlemeden içerikleri ile ilgili bilgi sahibi olunmasını sağlıyor. Xerox’un Hindistan Ar-Ge merkezinde geliştirilen buluş, video içeriklerini indeksliyor, videoda geçen konuların, anahtar kelimelerini ve linklerini oluşturarak, aranılan bilginin geçtiği görüntü dilimine zaman kaybetmeden hızlıca ulaşılmasını sağlıyor.

Dünyanın en büyük teknoloji ve iş süreç yönetimi şirketlerinden Xerox, hayatımızın hemen her alanında karşılaştığımız sorunlara yenilikçi çözümler getirmeye devam ediyor. Xerox, bir videoda hangi konulardan hangi zaman aralıklarında bahsedildiğini otomatik olarak belirleyen bir video analiz yazılımı geliştirdi. Bu yazılım, video içeriği ile ilgili bir “içindekiler” dizini yaratıyor ve bu dizinlere hyperlink vererek konunun geçtiği video anına (zaman dilimine) kişiyi yönlendiriyor. Geliştirilen video analiz yazılımı, video içeriği ile ilgili anahtar kelimeler sunarak hızlı ve kolay yeni video aramaları yapılmasına imkan veriyor. Geliştirilen video analiz yazılımı ile kullanıcılar öğrenmek istedikleri konu için tüm ders videosunu veya aradıkları konu ile ilgisi olmayan videoları izlemek zorunda kalmayacak.

İnternetin öğrencilere sağladığı en büyük faydalardan biri öğrenme süreçlerinin yalnızca okul ile sınırlı kalmaması. Günümüzde öğrenciler; okul derslerini, öğrenmek veya tekrar etmek istedikleri konularla ilgili videoları dijital platformlar üzerinden izleyebiliyor. Ancak bu kolaylık, kimi zaman videoları izleyenler için verimsiz bir eyleme dönüşebiliyor. Çoğu videonun bahsedilen konular hakkında bir ön bilgi vermemesi, videoda birden çok konuya uzun süreler boyunca yer verilmesi; kişinin ilgi duymadığı veya o an ihtiyaç duymadığı konuları da izlemek zorunda kalmasına ve dolayısıyla zaman kaybetmesine sebep oluyor.

Kişiselleştirilmiş e-öğrenme

Xerox’un yeni video analiz yazılımı bu tür sorunlara çözüm getiriyor. Xerox’un yeni teknolojisi ile her video otomatik olarak analiz ediliyor ve izleyiciye video boyunca hangi dakikalarda hangi konuları izleyeceği hem konu başlığı ve linki hem de anahtar kelimeler ile önceden gösteriliyor. Böylece kişi öğrenmek istediği konunun geçtiği bölüme, videodaki o zaman dilimine kolayca geçiş yapabiliyor. Xerox’un yeni yazılımı sayesinde kısa zamanda ve kolayca istenilen bilgiyi içeren görüntülere ulaşılabiliyor. Yazılım, izlenen videonun geri sarılması (alınması) durumunda izleyicinin o konu hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu öngörerek konu ile ilgili yeni videolar önerebiliyor. Xerox’un video analiz teknolojisi böylece kişiselleştirilmiş bir eğitim modeline de kapı aralıyor.

Xerox Başkan Yardımcısı ve Xerox Hindistan Araştırma Merkezi Direktörü Manish Gupta, Xerox’un bu buluşu ile ilgili olarak “Youtube’da 20,000 saati aşkın ders videosu bulunurken; çoğunda içerikle ilgili herhangi bir bilgi yazısı bulunmuyor. Geliştirdiğimiz teknoloji; videoların içeriklerini analiz ederek, yazılı, sözlü ve ek içeriklerin bulunduğu yeni nesil bir görüntülü ders kitabına dönüşmesini sağlıyor. Bu teknolojimiz makine aracılığı ile öğrenme  uygulamalarının eğitim alanında ileri düzeylere taşınmasını sağlayacak, öğrencilere kendi kendine, hızlı ve kolay bir öğrenme deneyimi sunacak” dedi.

2016 sonbahar döneminde kullanılmaya başlanacak

Xerox Hindistan Araştırma Merkezi’nde geliştirilen teknoloji, şimdiden büyük dijital girişimler tarafından rağbet görmeye başladı. Hindistan’ın en büyük video tabanlı eğitim sitelerinden Impartus, birkaç ay içinde site altyapısında Xerox teknolojisini kullanmaya başlayacağını duyurdu. Bu teknoloji ile Impartus, kullanıcılarına daha kolay ve hızlı bir şekilde bilgi öğrenme, bilgiye ulaşma imkanı verecek; eğitim videolarının izleyiciler için daha verimli olmasını sağlayacak. Şirketin kurucu ortağı Amit Mahensaria, Xerox’un buluşu ile ilgili olarak “Xerox, Hindistan’daki araştırma merkezinde ülkenin en büyük yeteneklerini bir araya getirdi ve bu ekip yeryüzünün herhangi bir yerinde bulunmayan yeni teknolojiler geliştiriyor. Xerox ile yapacağımız iş birliği ile Hindistan, Kenya ve Malezya gibi gelişmekte olan ülkelere daha iyi eğitim olanakları sunacağımıza inanıyorum” dedi.

Impartus’un Xerox’un yeni teknolojisini 2016 yaz sonuna kadar e-learning platformlarına entegre etmesi bekleniyor. Buluşun detaylarını anlatan Xerox Hindistan AR-GE Merkezi tarafından hazırlanan haber videosu da buradan izlenilebilir.


23 Temmuz 2016 Cumartesi

Avis, yerli ve yabancı müşterinin "favorisi" oldu


Araç kiralama markası Avis'in Bodrum Havalimanı Şubesi, dünya çapında en büyük online araç kiralama hizmet şirketi Rentalcars.com tarafından "Müşteri Favori Ödülü"ne layık görüldü.

Şirketten yapılan yazılı açıklamada, Avis Bodrum Havalimanı şubesinin hizmet kalitesini uluslararası ödülle taçlandırdığı, şubenin Rentalcars.com tarafından "Müşteri Favori Ödülü"nü almaya hak kazandığı duyuruldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Otokoç Otomotiv Araç Kiralamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İnan Ekici, 1974 yılından bu yana sektörün öncü ve lider firması olarak Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini dile getirerek, müşteri memnuniyetine verdikleri öneme işaret etti.

"Gerek operasyonlarda mükemmellik, gerek araçlarımızın yeniliği ve bakımlarının düzenli olarak yapılıyor olması, gerekse yaygın ofis ağımızla sektörde müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi alanında rekabetin çok önünde yer alıyoruz" ifadelerini kullanan Ekici, "Turizm sektörü ve araç kiralama sektörü birbirini tamamlayan ve besleyen iş kolları. Bodrum Havalimanı ülkemizin uluslararası düzeyde yolcu kapasitesi ile en önemli havalimanlarından biri. Avis Bodrum Havalimanı şubemizin, 47 binin üzerindeki noktada, senede 7,1 milyon kiralamayla dünyanın en büyük online araç kiralama şirketi olan Rentalcars.com tarafından, her lokasyonda sadece bir şirkete verilen 'Müşteri Favori Firma' ödülüne layık görülmesi bizi çok sevindirdi. Hizmet kalitemizin uluslararası düzeyde onaylanması hem firmamız hem de ülkemiz adına turizm konusunda geldiğimiz üst düzeyin göstergesi" değerlendirmesinde bulundu.

Verilen bilgiye göre, Türkiye'de Otokoç Otomotiv çatısı altında faaliyet gösteren Avis, Türkiye dışında, Azerbaycan, Kuzey Irak ve Kazakistan'da hizmet veriyor. Avis, son yedi yıldır Avrupa, Afrika, Orta Doğu, Asya ülkelerindeki müşteri memnuniyeti sıralamasında birinciliğini koruyor.


22 Temmuz 2016 Cuma

Goodyear ve Rainer Zietlow’dan yeni dünya rekoru!


Rainer Zietlow, Goodyear Wrangler lastiklerine sahip Touareg Eurasia ile Rusya Magadan ve Portekiz Lizbon arasında yaptığı Avrasya turunda 6 gün, 9 saat ve 38 dakika sürede 15.200 kilometre yol kat ederek yeni bir dünya rekoruna imza attı. Kameraman Marius Biela ve gazeteci Peter Bakanov ile birlikte yola çıkan Zietlow, böylece 8 gün 12 saatlik kendi rekorunu da kırmış oldu.

Rainer Zietlow ve ekibi Avrasya bölgesinde bulunan 7 ülkeyi kapsayan ve zaman rekoru kırdıkları bu turda Goodyear Wrangler lastiklerini kullandı. Rusya’da bulunan, 3.000 km uzunluğundaki çakıl ve çamurla kaplı dünyaca ünlü Kolyma Karayolu gibi zorlu arazi ve hava koşullarına sahip 15.200 km’lik bu yolculukta ekip, lastiklerin tüm özelliklerini test etme fırsatı buldu. Rainer, yolculuğun Magadan ile Yakutsk arasındaki kısmında Goodyear Wrangler All Terrain Adventure lastiklerini deneyimlerken yolun Lizbon’a kadar olan kısmında Goodyear Wrangler HP Dört Mevsim lastiklerini kullandı.

Goodyear EMEA Pazarlama Direktörü Alexis Bortoluzzi konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Rainer ve ekibini yeni Dünya rekoru için kutlarız. Bir kez daha başardılar. Bu muhteşem yolculuk sonucunda elde ettikleri başarında yer almaktan ve Goodyear Wrangler ailesinin birer parçası olan lastiklerimizin Rainer’in hedefleri için en iyi seçim olduğunu kanıtlamaktan dolayı son derece gururluyuz” diye konuştu..

Rainer Zietlow ise “Avrasya bölgesini 6 gün, 9 saat ve 38 dakika gibi muhteşem bir sürede bir uçtan bir uca gitmiş olmaktan dolayı son derece mutluyuz. Bu yolculuk sırasında bana vermiş oldukları destekten dolayı başta en zorlu yol koşullarına karşı bile dayanıklı lastikleri sağlayan Goodyear olmak üzere tüm sponsorlarıma ve ortaklarıma teşekkürlerimi sunuyorum. İleriki dönemde çıkacağım yeni yolculuklarda da kesinlikle Goodyear’ı tercih edeceğim” dedi.


Vestel ve D-Smart’tan işbirliği!


Vestel televizyon alan herkese yaz boyunca D-Smart keyfi hediye… D-Smart ve Vestel işbirliği ile; Vestel’den televizyon alanlara Türkiye’nin yenilikçi dijital yayın platformu D-Smart’tan televizyon paketleri hediye ediliyor. 3 büyüklerin hazırlık maçları, dünyaca ünlü filmler, diziler, belgeseller,eğlence ve ulusal kanallar dahil, 85’i HD 280’den fazla kanal Vestel televizyon sahipleri ile buluşuyor.

Vestel’lilere özel D-Smart Paketleri;

İşbirliği doğrultusunda 31 Ağustos’a kadar Vestel 40” ve üzeri televizyon satın alanlara,85’i HD, 280’den fazla kanaldan oluşan D-Smart HD Mega paket, Eğlencesever ve Belgeselsever paketlerihediye ediliyor.

Temmuz ayı boyunca yapılan aktivasyonlar kapsamında 01 Eylül’e kadar; Ağustos ayı boyunca yapılacak olan aktivasyonlar kapsamında ise 01 Ekim’e kadar,kumanda kalabalığına son veren D-Fix (modül) ile birlikte taahhütsüz D-Smart aboneliği hediye ediliyor.

Hediye edilen dönem sonunda Vestel’liler avantajlı fiyatlarla aboneliklerine devam edebiliyor ya da ekstra bir ücret talep edilmedenD-Smart D-Fix; kurulum yapılmış olan adresten iade alınıyor.

Kampanyaya kolay katılım
  • Kampanya aktivasyon kodları, televizyon kurulumunu takiben SMS aracılığıyla ulaşıyor.
  • Aktivasyon kodları ile birlilkte D-Smart’ın 0850 266 00 00 numaralı çağrı merkezine kurulum talepleri iletiliyor.
  • D-Smart kurulum ekipleri,tercih edilen tarih ve saatte gelerek kurulumu gerçekleştiriyor.
İşbirliğine değinen D-Smart CEO’su Mükremin Sarıer, “Türkiye’nin yenilikçi dijital yayın platformu D-Smart olarak teknolojinin gelişimine katkıda bulunan Vestel ile iş birliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Vestel televizyonalanlara D-Smart’ın zengin içeriğini HD kalitesi ile Eylül ayına kadar ücretsiz sunuyoruz, üstelik herhangi bir taahhüt talep etmiyoruz. Aboneliklerine devam eden Vestel’lilere, D-Smart dünyasının avantajlı fırsatlarını tek fiyat ve net fatura ile sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

Turan Erdoğan: “Vestel’in lider teknoloji ve dijital çözüm şirketi olma vizyonu doğrultusunda bir işbirliği”

Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan işbirliği hakkında şunları söyledi: “Türkiye’nin en yenilikçi dijital TV platformu olan D-Smart’la yaptığımız bu işbirliği, Vestel’in lider teknoloji ve dijital çözüm şirketi olma vizyonu doğrultusunda çok önemli gördüğümüz bir işbirliği oldu. Tüketicilerin televizyon satın alırken sadece donanımsal özelliklere dikkat etmediğini, satın alacakları televizyon içinde kendi  ilgi alanlarına göre içerik ve platformlar olmasına da önem verdiğini biliyoruz ve TV üretimimizde son teknolojinin yanı sıra içeriğe de büyük önem veriyoruz. Bu sebeple D-Smart’la yaptığımız bu anlaşma bizim için çok kıymetli. TV pazarında Türkiye’de açık ara lider, Avrupa’da da ikinci sırada olan, Türkiye’nin TV ihracatının %90’ını tek başına gerçekleştiren Vestel olarak bundan sonra da içerik projelerine ağırlık vereceğiz.”


L'Occitane, Ankara’daki 5. mağazası güzellik tutkunlarıyla


Doğal içeriğe sahip olan güzellik markası L’Occitane, 26 Temmuz Salı günü Ankara Next Level AVM’de yeni mağazasını açıyor…

Fransız kökenli L’OCCITANE en Provence markası, doğal içerikli güzellik ve bakım ürünleri ile kişisel bakımı keyifli bir ritüele dönüştürüyor…

Akdeniz kökenli esansiyel yağlarla ve geleneksel yöntemlerle üretilen L’OCCITANE ürünleri, Next Level Alışveriş Merkezi‘yle Ankara’da açacağı 5. mağazası ile güzellik tutkunlarıyla buluşuyor. Dünyada 3000’den fazla mağazası olan ve bu sene 40. yılını kutlayan marka, fiyatlarını tüm Türkiye’de indirerek Avrupa fiyatları seviyesine taşıdı. Doğal güzelliğin sembolü L’Occitane, bu büyük fiyat değişimi ve eşsiz kokulu ürünlerini keşfetmek isteyenleri mağazalarına bekliyor.

Geniş ürün yelpazesinde, cilt ve vücut bakım ürünlerinden parfümlere, banyo ürünlerinden mum ve sabunlara 500’e yakın ayrı ürün seçeneği bulunan L’Occitane, tamamen doğal olmakla birlikte içerisinde paraben, mineral yağlar ve hayvansal içerikler bulunmuyor. Ürünler hayvanlar üzerinde test edilmiyor ve hammadde temini adil ticaret ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine göre yapılıyor…

L’Occitane sadece kaliteli ürünleri ile değil; şık şişe ve ambalaj tasarımları, renkli hediye paketleri ve Provence ambiyanslı nostaljik mağazaları ile sizleri bekliyor…


21 Temmuz 2016 Perşembe

Knorr Çeşni Ailesi yenilendi!


Unilever Food Solutions marka portföyünün güçlü temsilcisi Knorr, şeflerle gerçekleştirdiği Baharat ve Çeşni Kullanım Alışkanlıkları Araştırması’nın sonuçları doğrultusunda çeşni ailesini yeniledi. Baharat ve Çeşni Kullanım Alışkanlıkları Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de şeflerin %30’u çeşni kullanıyor.

En yüksek kullanım restoranlarda göze çarpıyor.

Unilever Food Solutions marka portföyünün güçlü temsilcisi Knorr, şeflerin baharat kullanma alışkanlıkları için bir araştırma gerçekleştirdi. TNS Araştırma şirketi ile gerçekleştirilen çalışmanın sonuncunda, şeflerin yemeklerini lezzetlendirmek için baharat, ot ve çeşni kombinasyonlarını kullandıkları ortaya çıktı. Türkiye’de şeflerin %30’u çeşni kullanıyor. En yüksek kullanım restoranlarda göze çarpıyor.

Türkiye’de şeflerinçeşni kullanım alışkanlığı ise ağırlıklı olarak sebzeli çeşniden geliyor. Sebzeli çeşni, Türkiye’de en yaygın körili tavuk, köfte ve patlıcan yemeklerine giriyor. Takibinde ise sebze yemekleri geliyor.

Çeşni kategorisinde en yüksek penetrasyon ile şeflerin 1 numaralı tercihi Knorr

Şefler, çeşnileri hızlı, pratik, ve yemeklerde aradıkları lezzeti yakalamalarına yardımcı olduğu için için tercih ediyor.

Knorr, çeşnilerin içeriğindeki sebze, baharat ve diğer tüm malzemelerin lezzetlerini yeniden harmanlayarak ideal reçeteler hazırladı. Knorr çeşnileri ev dışı tüketim kanalları için yenilenen reçeteler ve yeni ürünlerle çeşitlendirildi.

Şeflerin tercihleri doğrultusunda Knorr Sebzeli Çeşni’nin reçetesi yenilendi. Knorr Chef’s SebzeliÇeşni ve Knorr Tavuk Çeşnisi yeni üyeler olarak KnorrÇeşni Ailesine katıldı.

Ağır ateşte pişmiş kök sebze aroması ile yemeklerin lezzetini zenginleştiren yeni Knorr Chef’s SebzeliÇeşni, şefler tarafından çok beğenildi. Deneyen her 10 şeften 9’unun lezzetini onayladığı Knorr Chef’s SebzeliÇeşni; kereviz, pırasa, havuç, soğan, sarımsak gibi kök sebzeler ve baharatların aromalarını içeriyor.

Yeni Knorr Tavuk Çeşnisi ise 11 baharat karışımından oluşan özel reçetesi tavukları lezzetini ve görüntüsünü desteklemenin pratik yolunu sunuyor. Knorr Tavuk Çeşnisinin orijinal reçetesini deneyen her 10 şeften 9’u lezzetini onayladı.

Türkiye’de Knorr, Lipton, Carte d’Or, Calve, Hellmann’s, Rama, Sana ve Becel’i bünyesinde bulunduran Unilever Food Solutions, her iki işletmeden biri tarafından tercih ediliyor. Sunduğu profesyonel malzemelerle yoğun rekabet ortamında müşterilerini ve onların misafirlerini anlayarak, ev dışı gıda sektörünün referans merkezi konumundaki Unilever Food Solutions, ‘her gün ilham kaynağınız’ parolasıyla mutfak ve beslenme konularında iş ortaklarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor.


Singer'den yeni nesil teknoloji

Dikiş makinesinin mucidi SINGER, yüksek teknolojiye sahip modelleri ile hayallerin önündeki engelleri şimdi tamamen kaldırıyor.

SINGER’in bilgisayar bağlantısı ile çalışan FUTURA XL-420 modeli ile sonsuz nakış yapabilmek mümkün hale geliyor. Kumaş tanıma özelliği de bulunan model, kumaşın cinsini anlayarak ona göre dikiş yapıyor…

Sonsuz kasnak sistemi FUTURA XL-420 modelinde…

SINGER FUTURA XL-420 modeli, bilgisayar bağlantısı ile çalışıyor ve insan müdahalesi olmadan otomatik olarak nakış yapabiliyor. Bilgisayara, dikiş makinesi için özel bir software programı yükleniyor ve nakış yapılacağı zaman makineye kasnak sistemi kuruluyor. Sonra USB kablosu ile bilgisayar bağlantısı yapılıyor ve yapılmak istenilen nakış, kasnak büyüklüğüne göre işleme alınıyor. Üstelik SINGER’in FUTURA serisinde nakış, kasnak büyüklüğüne göre ayarlanmak zorunda kalmıyor. Çünkü makineler sonsuz uzunlukta nakış deseni işleyebiliyor. Eskiden bir çiçek motifi yapabiliyorken artık birden çok çiçeği art arda ekleyerek istediğiniz uzunlukta motif yapabiliyorsunuz.

FUTURA XL-420 harikalar yaratıyor…

SINGER FUTURA XL-420 modeli hanımların dikişte harikalar yaratmasını sağlayacak birçok özelliği ile fark yaratıyor. 30 değişik dikiş ve dekoratif desen, tek adımda 2 farklı modelde ilik açma, alt plakalı özel düğme iliği ayağı, geniş dikiş alanı, elektronik dizlik, programlanabilir iğne kaldırma/indirme özelliği, ekstra yüksek baskı ayağı kaldırıcı, SwiftSmart™ iplik takma sistemi, Drop&Sew™ masura sistemi, dişli düşürme, otomatik iplik tansiyonu, 6 StayBright™ LED lamba ve hız kontrol düğmesi SINGERFUTURA XL-420’nin makine özellikleri arasında…

20 farklı sonsuz tasarım içeren 200 yeni nakış tasarımı…

SINGER FUTURA XL-420’nin nakış makinesi özellikleri de modelin üstün teknolojisini ortaya koyuyor. 20 farklı sonsuz tasarım içeren 200 yeni nakış tasarımı, sonsuz kasnak, çoklu kasnak kapasitesi, 2 adet nakış kasnağı, makine nakışı tasarımları, monogram için 5 farklı popüler font, konturlu harfler, tüm tasarımların temel düzenlenmesi, tasarımların dikiş makinesine kolay gönderimi, USB kablosuyla doğrudan bilgisayara bağlantı ve canlı yazılım güncellemeleri SINGERFUTURA XL-420’nin nakış makinesi özellikleri…

SINGER FUTURA XL-420 dikiş makinesi için www.singer.com.tr adresinden sipariş verebilirsiniz. Vereceğiniz siparişlerde dikiş makineniz, 100 TL ve üzeri alışverişinizde sağlanan ücretsiz kargo avantajıyla ve en kısa sürede size ulaşıyor.


Beşiktaş, sezona TEMSA Maraton ile hazırlanıyor


TEMSA’nın amiral gemisi Maraton, Beşiktaş’ın da tercihi oldu. 2015 – 2016 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Beşiktaş yeni sezona ve Şampiyonlar Ligi’ne TEMSA Maraton ile hazırlanıyor.

Şampiyon BEŞİKTAŞ, yeni sezon koşusuna kartal amblemi ile giydirilmiş ve iç tasarımı özel TEMSA Maraton ile başlıyor. Bu yıl Süper Lig mücadelesinin yanı sıra Şampiyonlar Ligi’nde de zorlu maçlara çıkacak Beşiktaş’ın en büyük destekçilerinden birisi de TEMSA Maraton olacak. 20 Temmuz Çarşamba günü Nevzat Demir Tesisleri’nden yurt dışı kampı için yola çıkan Beşiktaşlı futbolcular ve teknik heyetin Sabiha Gökçen Havalimanı’na ulaşımlarını TEMSA Maraton sağladı. 10 günlük kamp için Avusturya’ya giden futbolcuları ve teknik heyeti Salzburg Havalimanı’nda yine TEMSA otobüsü karşıladı. 10 günlük kamp sürecinde TEMSA Maraton, Beşiktaşlı futbolcuların ve teknik heyetin ulaşımlarını da sağlayacak.

Beşiktaş, 30 Temmuz 2016 tarihinde İstanbul’a dönüş yapacak.


20 Temmuz 2016 Çarşamba

BIGG, ‘Çalışma Kültürü Çözümleri’yle bir ilki gerçekleştiriyor!


25 yılı aşkın tecrübesiyle ofis mekanları üzerine uzmanlaşan Mimar Gürhan Bakırküre tarafından kurulan Bigg, “Çalışma Kültürü Çözümleri” alanında verdiği hizmetle Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. İşverenlerinin “yeni çalışma mekanı” ile ilgili tüm ihtiyaçlarına 360 derece hizmet anlayışıyla cevap veren Bigg, ofis seçiminden taşınma yönetimine, ofis tasarımından uygulamasına kadar çok geniş bir yelpazede işverenleri için en uygun bütçe dahilinde süreç yönetimi yapıyor.

Ofis mekanları özelinde anahtar teslim çözümler sunarak kurumsal firmalar için vazgeçilmez bir çözüm ortağı pozisyonunda konumlanan Yüksek Mimar Gürhan Bakırküre’nin kurucusu olduğu Bigg, yeni bir ofis sürecinin tüm kademelerinde ihtiyaç duyulabilecek tüm hizmetleri tek çatı altında üreten bir platform olmasıyla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor.

Bugüne kadar ING Bank, Şişecam, Deloitte, Roche Türkiye, Burgan Bank, Tosyalı Holding, Inteltek, Altınbaş Holding, Kulüpler Birliği gibi yerel ve uluslararası ölçekteki önemli firmalar için “çalışma kültürü çözümleri” üreten Bigg, farklı disiplinlerden profesyonelleri bir araya getirdiği uzman kadrosuyla işverenlerine ‘konum stratejisi’, ‘ofis tasarımı’, ‘teknolojinin ofis tasarımına entegrasyonu’, ‘ofis aydınlatma tasarımı ve danışmanlığı’, ‘yapım ve uygulama’, ‘ofis içi iletişim tasarımı’, ‘grafik tasarım ve uygulamaları’ ile ‘taşınma yönetimi’ başlıkları altında, yeni bir ofis için A’dan Z’ye ihtiyaç duyulan her konuda hizmet veriyor. Böylelikle işverenlerini yoğun çalışma temposu içinde yeni bir ofis için araştırma yapma, koordinasyonu yürütme, süreci takip etme sorumluluklarından kurtararak, onlar için tüm bu karmaşık ve zor adımları çok kısa süre içinde ve en uygun bütçe ile hayata geçiriyor.

Bigg’in sunduğu bu hizmet paketini, kurumsal firmaları koordinasyonla vakit kaybetmelerini önleyerek, mutlu, verimli ve çalışan odaklı en iyi ofis çözümlere ulaştırmak için oluşturduklarını dile getiren Yüksek Mimar Gürhan Bakırküre “Bigg, çalışma kültürü çözümlerini içeren ve özellikle ofis alanında tüm mekânlarla ilgili bütün bir çözüm paketi üreten bir markadır. Bu markayı yaratmaktaki amaç işin en başından en sonuna kadar bir bütün olarak hizmet vermek ve bu hizmetleri bir uzmanlık çerçevesi içinde sunmaktır. Bunu sağlamak için, süreç içinde ihtiyaç duyulabilecek tüm danışmanları bir araya getirerek ve analizler yaparak bir yol haritası çiziyoruz. İşte BIGG bu danışmanlıkların bütünüdür”, diye ekliyor.

Bigg, ‘Daha Mutlu Ofisler’ için çalışanlarla atölye ve anket çalışmaları yapıyor…

Çalışan profilinin ve iş yapma biçimlerinin değiştiği günümüzde hem işvereni hem de çalışanları mutlu eden ofisler tasarlamanın işyeri sadakatini artıracağı, motivasyonu yükselteceği, takım çalışmasını daha verimli hale getireceği bilinen bir gerçek. İyi tasarlanmış çalışma alanları daha verimli çalışma performansı anlamına geliyor. Bu bağlamda Bigg, yeni bir ofisin kurgulanma sürecine her kurumsal firmaya kendi özelinde klasik bir mimari şirketin verebileceği hizmetlerden daha fazlasını sunarak, firma çalışanlarını da dahil ettiği süreçlerle çalışanların kendilerini bağlı hissettiği, içerisinde mutlu olduğu ofisler tasarlıyor.

Bigg çalışanların ofis ortamlarından beklentilerini analiz etmek ile sağlıklı, verimli, dinamik ve ergonomik bir ofis ortamının yapı taşlarını oluşturmak amacıyla, ofis çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilen bir atölye çalışması ile işe başlıyor. Tıpkı ING Bank Türkiye’nin, İstanbul’un önemli iş merkezlerinden biri olan Maslak’taki 12 katlı genel müdürlük binasının yenileme projesinde olduğu gibi…

Bigg ekibi, 5 ay gibi kısa bir sürede tamamladığı ING Bank Türkiye Genel Müdürlüğü binasında, “Yeni bir mekanın gereklerini de, mevcut mekandaki yetersizlikleri de, en iyi o mekanın kullanıcıları bilebilir!” diyerek bir atölye çalışması organize etti.  ING Bank çalışanlarının katılımıyla gerçekleşen çalışmada anketler dolduruldu, posterler tasarlandı, fotoğraflar çekildi, uzun tartışmalar yapıldı. Yoğun ve eğlenceli bir atölye sürecinin sonunda ortaya çıkan veriler Bigg tarafından hassasiyetle değerlendirilip üzerine beklentiler ve hayaller de eklenerek tasarıma yansıtıldı.

Firma çalışanlarıyla birlikte yürütülen atölye süreçlerinin mekan tasarımlarını bir adım daha öne geçirdiğinin en iyi örneklerinden biri olan ING Bank Genel Müdürlüğü, verimli ve keyifli çalışma için, eğitim alanlarından buluşma mekanlarına, kafeteryadan telefon kabinlerine pek çok sosyal alanla donatılan, mobil çalışma sistemine uygun, dinamik bir anlayışla biçimlenmiş birçok mekansal seçenek sunuyor.

Bigg ile ‘Rüya Ofisler’ gerçeğe dönüşüyor…

Bigg, ofis projelerin hayata geçirilmesinde, yapım ve uygulama konularında da hizmet veriyor. Şantiye yönetiminden yasal sürecin takibine kadar tüm bölümler ve süreçler arasında koordinasyonu sağlama hizmetleriyle çalışan Bigg, malzeme kararlarını, kaliteli işçiliği, ileri detay çözümlerini gözeterek; uzman ekipleriyle tüm süreci yönetiyor ve işverenlerinin ‘rüya ofis’lerini gerçeğe dönüştürüyor.

Çalışmalarını “Hayata heyecan ve eğlence katmak” mottosuyla yürüten Inteltek‘in yeni genel müdürlük ofisi de Bigg’in gerçekleştirdiği ‘rüya’lardan biri… Projede, her zamanki gibi önceliği, sağlıklı ve mutlu bir ofis yaratmaya veren Bigg, Inteltek’in İstanbul Uniq Plaza’da yer alan yeni ofisinde çalışanların motivasyonunu arttıracak, aynı zamanda da aydınlık ve şeffaf bir ofis ihtiyacını karşılayacak bir iç mekan yarattı. Projede ihtiyaç programı oldukça yoğun olmasına rağmen, çalışanların gün ışığından mümkün olduğunca çok yararlanmasını amaçlanırken, sosyal alanlar sayesinde çalışanların vakit geçirebilecekleri alternatif mekanlar oluşturarak, ekip çalışmasının ve iletişimin desteklenmesi gözetildi.

Değişen teknolojinin ofis yaşantılarını doğrudan etkilediği günümüzde birlikte çalıştığı tüm kurumlar için en uygun teknolojiyi firmanın iş yapma biçimine uygun olarak tasarıma entegre eden Bigg ekibi, ofisi Inteltek’in teknolojik altyapısına uygun bir biçimde tasarlayarak verimliliği ve çalışma konforunu da en üst düzeye çıkarttı.

Konum Stratejisini ve taşınma yönetimini işin profesyonellerine bırakın!

Bigg, yenilenecek ofis için yeni bir mekanın bulunmasından, bu mekana taşınılmasına kadar olan tüm süreçte aktif rol alıyor. Seçilen yeni binanın analizi, fizibilitesi ve konumundan başlayarak taşınma stratejisi ve lojistik gibi hizmetleri kapsayan anahtar teslim bir hizmet sunarken, yeni bir ofise taşınma ya da mevcut ofisin yenilenmesi sürecinde en önemli ve sorunlu işlerden biri olan taşınmayı da çalışanların motivasyonunu düşürmeden, iş sürecini aksatmadan, hasarsız bir şekilde çözüme ulaştırıyor. Ayrıca süreç sonlandıktan sonra da işverenle sürekli iletişim korunarak gerekli garanti ve bakım hizmetleriyle destek verilmeye devam ediliyor.

Yakın zaman önce 140 ülkede, 700’den fazla ofiste ve 150 bin personel ile çalışan Deloitte için konum stratejisi, taşınma yönetimi, ofis tasarımı, iletişim tasarımı gibi konularda destek veren Bigg ekibi, bütün bu basamakları eş zamanlı bir şekilde koordine ederek 6 ay gibi kısa bir sürede tamamladı. Yoğun sosyal alanları, çalışanlarına alternatif çalışma mekanları sunan ve teknolojiyle entegre mekan tasarımıyla dikkat çeken Deloitte Türkiye Genel Müdürlüğü’nün yenilenme sürecinde ilk olarak çalışanların geçici olarak taşınması organize edildi. Çalışanların cumadan pazartesiye, masasına oturduğu anda kaldığı yerden çalışmalarına devam edebilecek şekilde sorunsuz bir taşınma gerçekleştirildi.


Fitch'ten Burgan Bank Türkiye’ye en yüksek not


Fitch Ratings tarafından ilk kez değerlendirilen Burgan Bank, güçlü sermayedarının desteği ve istikrarlı büyümesi ile en yüksek notu aldı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Burgan Bank’ın yabancı para uzun vadeli kredi notunu Türkiye’de alınabilecek en yüksek not olan BBB olarak belirledi. Burgan Bank Türkiye, Fitch tarafından ilk kez değerlendirilerek en yüksek yatırım yapılabilir nota sahip bankalar arasında yerini aldı. Aynı açıklamada Burgan Bank’ın yerel para cinsinden uzun vadeli kredi notu BBB+ ve uzun vadeli ulusal kredi notu AAA (tur) olarak açıklandı. Tüm notların görünümü ise durağan olarak ifade edildi.

Fitch Rating tarafından yapılan açıklamada ana hissedar Burgan Bank Kuveyt’in Bankaya verdiği sermaye ve fonlama desteğinin ve Burgan Bank Türkiye’nin Grup içindeki stratejik öneminin büyük etkisi olduğu vurgulandı.

Güçlü sermayedarı Burgan Bank Kuveyt’in desteğinin Fitch’ten gelen nota olumlu etkisi olduğunu belirten Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, konuya ilişkin şunları söyledi: “Burgan Bank olarak, Fitch tarafından ilk kez değerlendirilmekle beraber yatırım yapılabilir seviyede alınabilecek en yüksek kredi notunu aldık. Bu sonuca ulaşmamızı sağlayan en önemli etkenlerinden biri muhakkak ki ana ortağımızın gücü, Türkiye’ye ve bize duyduğu güven ile kurumumuza verdiği önem. Burgan Bank olarak Türk ekonomisine yaptığımız katkı devam ediyor. Geçtiğimiz dönemlerde sektör ortalamasının üzerinde büyüme gösterirken, ekonomimize olan katkımız da sürekli devam etti. Bundan sonra da bu desteği sürdürecek şekilde planlarımızı yapıyoruz. Mart 2016 itibariyle toplam kredilerimiz 11 milyar TL seviyesine ulaşırken, aktif toplamımız 12 milyar TL oldu.

“Biz de bu güveni boşa çıkartmamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Mart 2016 itibariyle özkaynaklarımızı 1.018 milyon TL’ye yükseltmemizin yanı sıra; ana ortağımızdan kullandığımız 300 milyon ABD Doları sermaye benzeri kredi ile katkı sermaye dâhil özkaynaklarımız 1.8 milyar TL’ye ulaşırken, sermaye yeterlilik oranımız konsolide bazda %17.07, solo bazda %18.87 olarak gerçekleşti. Bundan sonra da aynı şevk ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Burgan Bank, ülkemizin içinden geçtiği bu zor dönemde de uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch’in teyit ettiği güçlü finansal yapısı ve tüm iştirakleriyle Türkiye’nin geleceği, büyümesi ve gelişmesi için üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getirecektir.”


19 Temmuz 2016 Salı

Tuba’nın dolabı tüm modaseverler için Kanyon’da açılıyor


26-27 Temmuz tarihlerinde Kanyon etkinlik alanında Tuba Ünsal’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek “Tuba’nın Dolabı Kanyon’da” etkinliğinde Tuba Ünsal kendi gardırobunun en güzel parçalarını  “ Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)” yararına satışa çıkaracak. Kıyafetlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı ise TOG’a bağışlanacak.

Benzersiz stiliyle fark yaratan, modanın nabzını tutan Tuba Ünsal ev sahipliğinde gerçekleştirilecek “Tuba’nın Dolabı Kanyon’da” 26-27 Temmuz tarihlerinde Kanyon etkinlik alanında gerçekleşiyor. Tuba Ünsal’ın kendi gardırobundan seçtiği kıyafet, ayakkabı ve aksesuarlar Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yararına satışa çıkarılıyor. İki gün sürecek etkinlikteki kıyafetlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı TOG’a bağışlanacak.

Kanyon, tüm modaseverleri 26-27 Temmuz günlerinde saat 12.00-20.00 arasında Kanyon etkinlik alanına kurulacak “Tuba’nın Dolabı Kanyon’da” etkinliğine bekliyor. Şimdiden ajandanıza not almayı unutmayın!


Gönye Tasarım’dan sofistike iç mekan tasarımı: Pruva 34


Markalı konut ve ofis projeleri başta olmak üzere birçok iç mimari çalışmaya imza atan Mimar Yelin Evcen ve İç Mimar Gönül Ardal ortaklığındaki Gönye Tasarım’ın Pruva 34 projesi kapsamında tasarladıkları daire, projenin kimliğini tamamlayan ve yüksek standartlara sahip iç mekan tasarımıyla ön plana çıkıyor.

İnşaat ve gayrimenkul yatırım şirketleri ile çözüm ortaklığı yaparak, Türkiye’nin en önemli rezidans, toplu konut ve ofis projelerinin iç mimari tasarımlarına imza atan Mimar Yelin Evcen ve İç Mimar Gönül Ardal ortaklığındaki Gönye Tasarım’ın iç mimari tasarımını üstlendiği, Bakırköy sahil yolu üzerinde deniz manzaralı konumuyla dikkatleri üzerine çeken Pruva 34 projesi kapsamındaki örnek daire, sıcak ve yaşanmış mekanlar etkisini detaylardaki otel konforuyla birleştirirken, müşterinin“gerçek daire”algısını ön plana çıkartarak tasarım hedeflerine ulaşmayı başarmış.Büyük metrekareli daireler ve dublekslerin yer aldığı denize karşı konumlandırılmış Pruva 34 projesi kapsamındaki örnek daire tasarımının tüm detaylarında müşteri profili ile uyumlu üst segment ürünler tercih edilmiş.

Dairenin tasarımındamobilya seçimleri ve dekorasyon detayları, sabit mobilya tasarımları kadar özenle üzerinde durulan noktalar olmuş. Proje için özel olarak tasarlanmış mobilya, halı, yatak tekstili, ev tekstili ve yağlı boya tablolar, mekana hem farklılık hem deyaşanmışlık katmış. Mobilya ve dekoratif detaylar kadar iç mimari tasarımı farklılaştıran ve beklenen konforu kullanıcıyla buluşturan teknolojik donanımlardan fotovoltaik cam ise istenildiğinde mekanlar arası şeffaflığı sağlamak üzere antre ve salon arasında kullanılmış.

Gönye Tasarım’ın projelerinde sıkça kullandığı doğaya gönderme yapan esintiler, örnek dairede de pek çok detayda göze çarpıyor. Özel tasarım desenli ahşap parkeler ve kaliteli mermer seçimleriyle doğallığı iç mekan tasarımıyla buluşturan Gönye Tasarım, kullandığı renklerle de bu etkiyi sürdürmüş. Tüm dairenin belirli bir tema ve renk düzeninde kurgulandığı projede bronz detaylar, bej, kahverengi, mavi, yeşil, sarı ve turuncu tonlarıyla doğal, sofistike ve dinamik bir enerji yaratılmış.


18 Temmuz 2016 Pazartesi

Adidas, Fenerbahçe formaları ile kulübün 110. yılını kutluyor


Fenerbahçe’nin 2016/17 futbol sezonunda giyeceği adidas formalar, Fenerbahçe taraftarı ile buluşuyor. Fenerbahçe’nin yeni sezon formaları için hazırlanan kampanyanın sloganı, kulübün 110. yılını yaşamasının gururuyla, “110 Yıllık Tutku” olarak ortaya çıktı.

Lansman kapsamında, adidas 2016/17 Fenerbahçe formaları ilk kez, Dünya Fenerbahçeliler Günü olan 19.07 tarihinde Fenerium mağazaları, Fenerium e-ticaret sitesi fenerium.com.tr, adidas yetkili satış noktaları ve shop.adidas.com.tr/fenerbahce adresinde satışa sunulacak.

Fenerbahçe futbol takımlarının 2016/17 futbol sezonunda giyeceği formalar

110. Yıl Efsane Çubuklu Forma
Fenerbahçe’nin vazgeçilmezi Efsane Çubuklu Forma tasarımında bu sezon efsane oyuncu Lefter Küçükandonyadis ile birlikte anılan döneme ait olan çubuklu formadan esinlenildi ve çubuklar hafifçe daraltılarak kullanıldı. Tasarımda adidas’ın ikonik üç bantı ilk kez formanın yanlarında yer alıyor.  #110YıllıkTutku sloganıyla, Fenerbahçe’nin büyük taraftarıyla buluşan formanın ensesinde bulunan 110. Yıl yazısını, yine ense bölümünde bulunan, kulüp renklerindeki küçük bayrak görünümlü parça tamamlıyor.

110. Yıl Deplasman Forması:
2016/17 sezonu Fenerbahçe Deplasman Forması, 1 yıllık aradan sonra beyaz ağırlıklı tasarımı ile öne çıkıyor. Kolların ucundaki sarı lacivert detay ile birleşen sade tasarımı, bir yenilik olarak yanlarda yer alan, adidas’ın ikonik üç bantı tamamlıyor. Futbolcuların performansına üst düzey katkı sağlayacak Climacool teknolojisine sahip adidas 2016-2017 Fenerbahçe Deplasman Forması’nın şıklığını, ensede bulunan kulüp renklerindeki küçük bayrak görünümlü parça ve kulübün 110. yılını kutlayan ensedeki 110. Yıl yazısı tamamlıyor.

110. Yıl Üçüncü Forma
Fenerbahçe 2016/17 sezonunda hem iç saha hem de dış saha alternatifi olarak tasarlanan antrasit renkteki üçüncü forma geleneği, kulübün ait olduğu İstanbul şehrinin gece siluetinden etkilenilen tasarım ile buluştu. Antrasit rengi ile asil bir görünüm kazanan formanın altın rengi detayları da şıklığını tamamlıyor. adidas’ın ikonik üç bantının omuzlarda yer aldığı tasarımı, yine ensede bulunan 110. yıl yazısı ve kulüp renklerindeki küçük bayrak görünümlü parça tamamlıyor.

Fenerbahçe A Futbol Takımı’nın 2016/17 futbol sezonunda giyeceği yeni formalar, adidas’ın en ileri, yenilikçi teknolojileriyle hazırlandı. Formalarda yer alan ClimaCool® teknolojisi sayesinde vücudun en çok ısınan bölgeleri tespit edilerek özel tasarlanmış havalandırma kanalları ile iç ve dış hava akımı oluşturuluyor. Böylece vücudun kuru ve serin kalması sağlanıyor. Bu da futbolcuların vücut ısılarını 90 dakika boyunca ideal seviyede tutarak, dayanıklılıklarını arttırıyor.

adidas formalarda kullanılan FORMOTIONTM teknolojisi ise, sunduğu özel dikiş ve kesimlerle sporcuların doğal hareketlerini destekliyor ve performansı arttırıyor.

2016/17 sezonu Fenerbahçe yetişkin formaları 155 TL, genç formaları 120 TL ve çocuk formaları ise 110 TL’lik satış fiyatıyla, 19 Temmuz itibariyle, tüm Fenerium mağazaları, Fenerium e-ticaret sitesi fenerium.com.tr, adidas yetkili satış noktaları ve shop.adidas.com.tr/fenerbahce adresinde taraftarın beğenisine sunuluyor.